Pesah, Hamursuz, Seder
Un Libro Avierto (Açık Kitap) web sitesi, Avrupa Birliği destekli Hrant Dink Vakfı Azınlık Hakları Akademisi programından yararlanarak Mart ve Kasım 2025 arasında hayata geçti. Kasım 2025’te proje süresi bittiğinden bu yana bireysel olarak vakit buldukça eklemeye devam ediyorum. Benim için artık biraz da kişisel arşiv niteliğinde.
Birkaç ay önce, 2026 yılı başlarında Kavramlar bölümünü açtım (avierto.net/kavramlar). Pesah ile ilgili bir yazı da yazdım (avierto.net/kavramlar/pesah-bayrami) ancak bu bölümün nihai haline gelmesi için daha epey yolu var. Şimdilik yeni başlıklar açarak genişletme, daha sonra revizyonlarla derinleşme aşamasına geçeceğim. Acelem yok. Websiteleri bölümünde ise Yahudilikle ilgili 120’yi aşkın kurum, kuruluş ve platformun açıklamaları ve bağlantıları yer alıyor (avierto.net/websiteleri); o bölüme de ekleyeceklerim var.
Gelelim bu bölüme, yani Kişisel Notlar bölümüne… Diğer bölümlere eklemeler yaparken arada kişisel gözlemlerimi ve kaynakları da not etmek istedim.
Pesah da bunun için iyi bir başlangıç noktası oldu.
Gelecek hafta Pesah başlıyor. Fısıh, Hamursuz, Passover. Hangi isimle büyüdüğüne göre değişiyor. Bu bayramı diğerlerinden ayıran şeylerden biri Seder gecesi. Uzun bir masa. Sorular, anlatılar, ritüeller, şarkılar. İsrail’de bir akşam, İsrail dışında iki akşam. 15 bölümlük standart bir akış var ama bu bir çerçeve. İçini nasıl dolduracağınız size kalmış. Özellikle liberal ve seküler Yahudiler için Seder oldukça esnek bir gece. Kısa tutan da var, saatlerce süren de, hiç yapmayan da. Aile ve akrabalarla, bazen arkadaşlarla, bazen hiç tanımadığım insanlarla bir araya gelmenin kendine özgü bir yeri var. Aklıma gelenleri topladığımda 6 ülkede, çok farklı çevrelerde Pesah’ın ilk ya da ikinci akşamı Seder yemeğine katılma şansım oldu.
Pandemi döneminde çevrimiçi Sederler düzenlemiştim. Arkadaşlarla küçük bilgi yarışmaları hazırlıyorduk. O zaman bile kaynak toplamak, sadeleştirmek, soruya dönüştürmek ciddi bir uğraştı. Şimdi aynı hazırlık çok farklı. NotebookLM ile kaynakları yükleyip sorular sorabiliyorum; Claude, ChatGPT ve Gemini arasında aynı metni farklı açılardan tartabiliyorum. Yöntem değişti, hazırlık süreci değişti. Muhtemelen önümüzdeki yıl bu teknolojiler çok daha farklı bir noktada olacak. Ama döndüğüm yer hep aynı oluyor.
En çok ilgimi çekense Seder’de okunan kitabın kendisi. Haggadah, ya da Türkçe yazımıyla Agada. Yazımı bile sabit değil, zaten tek bir metin de değil; her topluluğun, her dönemin kendi versiyonu var. Sefarad geleneğinde başka, Aşkenaz geleneğinde başka. Ama hangi versiyonu açsam aynı şeyi görüyorum. Bu metin bireysel okuma için yazılmamış. Masa olmadan, karşında soru soran, dinleyen, itiraz eden biri olmadan tamamlanmıyor.
Bu yıl da elimdeki kaynakları yeniden ele aldım. Bu sefer buradan da paylaşmaya karar verdim.




