Künye
Barry W. Holtz, Rabbi Akiva: Sage of the Talmud
(Rabi Akiva: Talmud’un Bilgesi)
Yayın tarihi: 14 Mart 2017
Yayın Evi: Yale University Press
Sayfa sayısı: 248
ISBN: 9780300204872 (ciltli), 9780300227734 (e-kitap)
Format: Basılı ve e-kitap
Türkçe tercüme: Yok
Konu ve İçerik
Holtz kitabına alışılmadık bir düşünce deneyiyle başlar. Babil Talmudu’nu bildiğimiz haliyle, yani yasalar, efsaneler, tartışmalar ve yorumlar bütünü olarak değil, çok ciltli postmodern bir deneysel roman olarak hayal etmemizi ister. Moby-Dick‘ten daha vahşi, James Joyce’un hayal gücünün ötesinde, David Foster Wallace’ın icat ettiği her şeyden daha fazla kendine gönderme yapan bir metin. Yüzlerce sayfa diyalog, başlayıp bitmeyen tartışmalar, görünüşte çağrışım yoluyla örgütlenmiş, alanının her yerine yayılmış bağlantılarla dolu. Başlangıcı yok, sonu yok. Sadece var. Tek bir sayfasını bile okumadan önce hepsini okumuş olmanı bekler. Holtz bu dev roman için bir kahraman aradığında karşısına tek bir isim çıkar: Akiva. Kudüs Talmudu’nun deyimiyle “dünyanın babası” olan bu rabi, Holtz’a göre rabbanî Yahudiliğin kuruluş anının asıl figürü, ve bu kuruluş hâlâ bugün “Yahudilik” denildiğinde insanların aklına gelen şeyin temelinde durmaya devam ediyor.
Akiva yaklaşık 50 ile 135 (Milat’tan sonra) yılları arasında, Roma egemenliği altındaki İsrail’de yaşamıştır. Bu tarihler kesin değildir, kendisinin Bar Kokhba isyanının bastırılmasının ardından şehit edildiği varsayımından geriye doğru tahminle elde edilmiştir. Ömrünün ortasında, 70 yılında, Roma orduları Kudüs’ü ve İkinci Tapınağı yıktı; bu olay, Holtz’un deyimiyle, Holokost’a kadar Yahudi tarihindeki en büyük yıkımdı. Akiva’nın hayatını anlatmak, dolayısıyla Yahudiliğin tapınak merkezli bir kurban dininden, rabbanî yorum üzerine kurulu yeni bir yapıya dönüştüğü kritik anı anlatmak demektir.
Ne var ki Holtz’un asıl meselesi tarih değildir, anlatımdır. Akiva hakkında bildiğimiz hemen her şey, rabbanî kaynaklardan, yani Mişna’dan (yaklaşık 220), Tosefta’dan, iki Talmud’dan (Kudüs Talmudu yaklaşık 400, Babil Talmudu yaklaşık 600) ve çeşitli midraş derlemelerinden gelir. Bu metinlerin hiçbiri Akiva’nın yaşamındaki olaylara doğrudan tanık değildir. Hepsi onun ölümünden yüzyıllar sonra yazıya geçirilmiştir, ve “biyografi” kavramı hakkındaki çağdaş anlayışımızla pek bağdaşmazlar. Bazı hikâyeler mucizevidir, bazıları ahlaki dersler içerir, bazıları arketipik kalıplara uyar. Modern akademik araştırmacılar son kırk yılda bu metinleri tarihsel kanıt olarak okumanın zorluklarını giderek daha açık biçimde ortaya koymuştur. Holtz bu zorluğu kabullenir: kendi kitabını “Akiva’nın hayatının imgelenmiş bir biyografisi” olarak tanımlar. Hikâyeleri olduğu gibi gerçek kabul etmek bilimsel olarak naif olur, hepsini reddetmek de hatalı olur, çünkü bu metinler kendi içlerinde tutarlı bir karakter portresi inşa etmektedir. Holtz’un yöntemi metinleri yan yana koymak, hangi versiyonun ne zaman ve nasıl yazıldığını sormak, ama her şeyden önce metinleri yakın bir edebî dikkatle okumaktır. Kitap, sekiz bölümü boyunca Akiva’nın hayatından çıkarsanabilecek anları sırayla izler.
İlk bölüm, “Akiva’nın Dünyası”, arka planı kurar. Holtz büyük İskender’in MÖ 323’teki ölümünden, Pompey’in MÖ 63’te Kudüs’ü almasına, Herod’un kralı tahta çıkışına ve İkinci Tapınak’ı genişletip dönemin en görkemli yapılarından birine dönüştürmesine uzanan üç yüz yılı özetler. Akiva doğduğunda Yahudi dünyasının başkenti, bütün dünyadan hac için akın eden Yahudilerin ve diğer ziyaretçilerin doldurduğu kozmopolit bir Kudüs’tür. 70 yılındaki yıkım, sadece bir bina kaybı değildir; tapınak ekonomisinin, ruhban sınıfının, kurban düzeninin, gündelik dinin asıl çerçevesinin yok olmasıdır.
İkinci bölüm, “Kendini Yaratan Bir Bilge”, Akiva’nın gençliğindeki yaygın olarak anlatılan dönüşüm hikâyesini ele alır. Avot de Rabbi Natan derlemesinde anlatıldığı kadarıyla Akiva kırk yaşına kadar Tora çalışmamış cahil bir çobandı. Belirli bir gün bir kuyunun başında durup oradakilere, “Bu taşı kim oydu?” diye sorar. “Üzerine her gün, sürekli düşen sudur,” derler ve Eyüp 14:19 ayetini, “su taşı aşındırır”, hatırlatırlar. Akiva o anda kendi hakkında çıkarımı yapar: “Madem yumuşak olan sertyi aşındırabiliyor, demir gibi sert olan Tora sözleri de et ve kandan oluşan kalbimi pekâlâ oyabilir.” O an Tora çalışmasına yönelir. Holtz bu sahneyi sadece bir başlangıç miti olarak değil, rabbanî Yahudiliğin temel iddialarından birinin, yani Tora çalışmasının her yaşta başlayabileceği ve hiçbir geçmişin engel oluşturmadığı düşüncesinin, en güçlü ifadesi olarak okur.
Üçüncü bölüm, “Bir Aşk Hikâyesi”, Akiva’nın Talmud’un Ketubot ve Nedarim risalelerinde anlatılan evlilik hikâyesini inceler. Zengin Kudüslü Ben Kalba Savua’nın kızı, çobanlık eden genç Akiva’nın “alçakgönüllülüğünü ve seçkin niteliklerini” fark eder ve ona evlenme teklif eder; tek koşulu, Akiva’nın gidip bir rabiyle Tora çalışmasıdır. Akiva kabul eder. Babası bunu duyunca kızını evden atar ve ona miras bırakmamaya yemin eder. Akiva on iki yıl uzakta çalışır, eve döner, ama eşinin kapıda ona yeniden uzaklaşıp on iki yıl daha çalışmasını söylediğini duyunca duraksar ve geri döner. Yirmi dört yıl sonra büyük bir bilgin olarak, on iki bin öğrenciyle birlikte geldiğinde, eski püskü kıyafetlerle koşup ayaklarına kapanan eşini öğrencilerden bazıları kovmaya kalkar. Akiva onlara müdahale ederek der ki: “Bırakın onu! Benim ve sizin [Tora bilgileriniz], hepsi ona aittir.” Holtz bu hikâyenin tipik halk masalı kalıplarını izlediğine dikkat çeker, ve eşin adının erken metinlerde verilmediğini, “Rachel” isminin sonraki bir geleneğe ait olduğunu vurgular. Asıl önemlisi, hikâyede Akiva’nın “alçakgönüllü” olarak nitelendirilmesi için kullanılan İbranice tzanua kelimesinin, geleneksel olarak kadınlara atfedilen bir niteliği erkek bir karaktere uygulamasıdır; Holtz’a göre bu, rabbanî metinlerin alışılmış cinsiyet kalıplarını tersine çeviren bir hareketidir.
Dördüncü ve beşinci bölümler (“Bir Bilim Adamının Yetişmesi” ve “Rabilerin Arasında”) Akiva’nın olgun rabi olarak yetişmesini ve dönemin diğer büyük figürleriyle, özellikle Rabbi Eliezer ben Hyrcanus, Rabbi Yehoshua ve Rabban Gamaliel ile, kurduğu ilişkileri inceler. Akiva, en önemli özelliği olan radikal Tora yorumculuğunu burada geliştirir: her harfin, her vurgunun, hatta her noktanın bir anlam taşıdığını savunan ve metinden Mişna ile Talmud’un sayısız hukuksal sonucunu çıkarmayı sağlayan yöntem, büyük ölçüde onun mirasıdır. Eski hocası Eliezer’le çatışma, sonra Eliezer’in aforoz edilişi ve ölümü, Holtz’un üzerinde uzun durduğu duygu yüklü bir ana sahneyi oluşturur. Yıllar boyunca arası açık olan eski hocasının cenazesini Sezariye’den Lod’a kadar takip eden Akiva, üzüntüden kendi etini öyle döver ki “kan toprağa akar.” O sırada peygamber Elişa’nın hocası İlyas göğe alınırken haykırdığı II. Krallar 2:12 ayetini alıntılayarak bağırır: “Babam, babam, İsrail’in arabası ve atlıları!” Bu sahne, rabilerle öğrencileri arasındaki bağın derinliğini gösteren klasik anlardan biridir.
Altıncı bölüm, “Bahçede”, kitabın belki de en kritik kısmıdır. Tosefta Hagigah 2:3-5’te (ve sonradan dört farklı versiyonda) anlatılan ünlü hikâyeye göre dört bilge “bahçeye” girdi: biri baktı ve öldü, biri baktı ve aklını yitirdi, biri baktı ve “fideleri kesti” (yani mürted oldu), biri huzur içinde girdi ve huzur içinde döndü. Ölen Ben Azzai’dir, deliren Ben Zoma’dır, mürted olan Aher (yani “Öteki”, asıl adıyla Elisha ben Abuya), sağ dönen Akiva’dır. Bahçenin İbranicesi pardes; Farsçadan ödünç alınmış, “paradise” (cennet) sözcüğüyle aynı kökten gelen bir kelime. Holtz, Yahudi mistisizminin en büyük araştırmacısı Gershom Scholem’in 1941 tarihli Major Trends in Jewish Mysticism kitabındaki yorumunu hatırlatır: hikâye, gerçek bir mistik deneyimin ve sonuçlarının bir kaydı olabilir; en azından mistik aleme yaklaşmanın olası tehlikeleri hakkında bir uyarıdır. Holtz, hikâyeyi sadece Yahudi mistisizminin kökenleri açısından değil, Akiva karakterinin bir özeti olarak da okur: o, en derin, en tehlikeli sırlarla yüz yüze gelip de değişmeden, “huzur içinde”, geri dönebilen kişidir.
Yedinci bölüm, “Son Yıllar”, Akiva’nın hayatının en tartışmalı dönemini ele alır. İmparator Hadrian’ın Kudüs’ün üzerine Aelia Capitolina adlı pagan bir Roma kenti kurma planı ve sünneti yasaklayan kararı, ya öncesinde ya sonrasında, MS 132-135 arasında süren Bar Kokhba Ayaklanması’na yol açtı. Ayaklanmanın gerçek lideri Şimon ben Kosibah’tı (1960’ta Yahudiye çölünde bulunan mektuplardan öğrendiğimiz isim); ama rabbanî kaynaklarda iki farklı isim alır. Akiva onu “Bar Kokhba” yani “Yıldızın Oğlu” diye selamladı, “Yakup’tan bir yıldız doğacak” Tevrat ayetini (Sayılar 24:17) ona uyguladı ve hatta “Bu adam Mesih Kraldır!” diye haykırdı. Çağdaşı Rabbi Yohanan ben Torta ona şu ünlü cevabı verdi: “Akiva, çenelerinin arasında otlar bitecek de Davud’un oğlu hâlâ gelmeyecek.” İsyan başarısız oldu; rabbanî kaynaklar artık aynı isyancıyı “Bar Koziba” yani “Yalanın Oğlu” diye anar. Akiva’nın isyana ne ölçüde katıldığı, hatta katılıp katılmadığı bile tartışmalıdır, ama Hadrian’ın Tora çalışmasını yasakladığı dönemde aleni olarak öğretmeye devam etmesi yüzünden Roma yetkilileri tarafından idam edildiği rabbanî gelenekte sabittir. Holtz, Berakhot 61b’deki ölüm sahnesini ayrıntıyla okur: Akiva’nın bedeni demir taraklarla parçalanırken, tam Şema duasının okunma vakti gelir, ve o öğrencilerinin şaşkın bakışları altında, tüm hayatı boyunca anlamını sorguladığı “tüm canınla sev” buyruğunu, “canınız alınsa bile” şekilde, son nefesinde “Tek” sözcüğünü uzatarak gerçekleştirir. Bu sahne, sonraki bütün Yahudi şehit edebiyatının arketipi olur.
Sekizinci ve son bölüm, “Sonsöz: Akiva’nın Sonraki Hayatı”, Akiva’nın ölümünden sonra Yahudi hafızasında nasıl bir figüre dönüştüğünü izler. Hayatı yarıda kalmıştı: on iki bin çift öğrencisi (yani yirmi dört bin) salgın bir hastalıkta, “birbirlerine saygı göstermedikleri için”, Pesah ile Şavuot arasında, ölmüştü; Holtz’a göre bu, geleneksel kaynakların belki de Bar Kokhba savaşındaki kayıpları örtük biçimde anlatma biçimidir. Geriye Tora’yı taşıyacak beş öğrenci kaldı: Rabbi Meir, Rabbi Yehuda (bar Ilai), Rabbi Yose (ben Halafta), Rabbi Şimon (bar Yohai) ve Rabbi Eleazar ben Şammua. Bu beş kişi, Mişna’nın temel mimarları olacaktı; Rabbi Şimon bar Yohai ise Yahudi geleneğinde Zohar’ın efsanevi yazarı sayılan ve Kabala tarihinin asıl figürlerinden biridir. Akiva’nın adı sadece Babil Talmudu’nda binden fazla yerde geçer. Holtz son bölümde Akiva’ya atfedilen en ünlü sözü, yani Levililer 19:18’deki “komşunu kendin gibi sev” buyruğunu “Tora’nın büyük ilkesi” olarak nitelendiren beyanını, ve Ben Azzai’nin buna verdiği “Bundan da büyük bir ilke vardır: ‘Bu, Adem’in soy kütüğüdür’ (Yaratılış 5:1)” yanıtını, kitabın sonunu bağlayan tartışma olarak sunar. Bu kısa diyalog, Holtz’a göre rabbanî düşüncenin asıl ruhunu, yani sevgiyi mi yoksa insanlığın ortak kökenini mi etiğin temeli sayacağımız sorusunu, hâlâ tartışmaya açık bir biçimde Yahudi geleneğine bırakır.
İçindekiler
- Acknowledgments (Teşekkür)
- Introduction (Giriş)
- Akiva’s World (Akiva’nın Dünyası)
- A Self-Created Sage (Kendini Yaratan Bir Bilge)
- A Love Story (Bir Aşk Hikâyesi)
- The Growth of a Scholar (Bir Bilim Adamının Yetişmesi)
- Among the Rabbis (Rabilerin Arasında)
- In the Orchard (Bahçede)
- The Last Years (Son Yıllar)
- Epilogue: The Afterlife of Akiva (Sonsöz: Akiva’nın Sonraki Hayatı)
- Notes (Notlar)
- Index of Subjects (Konu Dizini)
- Index of Primary Sources (Birincil Kaynak Dizini)
Neden İlginizi Çekebilir
Yahudi tarihinin temel kişiliklerini tanımak isteyen okuyucu için kitap, ideal bir başlangıç noktasıdır. Rabi Akiva, Yahudi geleneğinin “Talmud’un kahramanı” olarak nitelendirdiği figürdür, ama akademik biyografi geleneğinde uzun süredir doyurucu bir şekilde ele alınmamıştır. Louis Finkelstein’ın 1936 tarihli klasik Akiba: Scholar, Saint and Martyr kitabı uzun yıllar standart referans olarak kalmıştı; Holtz bu boşluğu, çağdaş akademik okumayı genel okurun ulaşabileceği bir dile çeviren bir kitapla doldurur.
Talmud’un yapısını ve okunma biçimini anlamak isteyen okuyucu için kitabın asıl katkısı yöntemseldir. Holtz aynı hikâyenin Mişna, Tosefta, Kudüs Talmudu ve Babil Talmudu versiyonlarını yan yana koyar, farklılıkları gösterir ve neyin neye göre değiştiğini sorar. Bu yaklaşım, Talmud’un nasıl katmanlar halinde birikmiş bir metin olduğunu, ve aynı olayın farklı zamanlarda farklı amaçlarla nasıl yeniden anlatıldığını somut biçimde göstermenin en açık yollarından biridir.
Yahudi mistisizmi ve Kabala tarihiyle ilgilenen okuyucu için kitabın altıncı bölümü (“Bahçede”) özel bir öneme sahiptir. Bu bölüm, daha sonra Jonathan Garb gibi araştırmacıların kitap boyu izleyeceği “modern öncesi Yahudi mistisizmi”nin tarihsel kökenini, Hekhalot ve Merkavah edebiyatını, ve Akiva’nın bu geleneklerle olası bağlantısını kısa ama yoğun biçimde sunar. Garb’ın A History of Kabbalah kitabını okumuş olanlar için Holtz’un sunduğu bağlam, alanın en eski katmanlarına doğrudan inen bir ek niteliğindedir.
Türkiye’deki Yahudi cemaatinin geleneğine, özellikle dua kitabındaki “On Şehit” (aseret harugei malkhut) anlatımına ilgi duyan okuyucu için Akiva, bu listenin merkezinde duran isimdir. Yom Kipur’un ve 9 Av (Tisha b’Av) günlerinin liturjisinde okunan şehit hikâyelerinin asıl modelini Akiva’nın ölümü oluşturur. Holtz bu sahneyi rabbanî kaynaklardan damıtarak, ne romantize ederek ne de kuru bir şekilde, sade bir anlatımla sunar.
Eğitim ve öğretmenlik üzerine düşünenler için kitabın belki de en zengin yanı, Akiva’nın bir “öğretmen olarak öğretmen” portresidir. Holtz, kendisi bir Yahudi eğitimi profesörü olarak, Akiva’nın öğrencileriyle ilişkisini, hocaları (özellikle Eliezer ben Hyrcanus) ile çatışmalarını, ve “Tora’nın yetişkin yaşta da öğrenilebileceği” inancının bugün hâlâ ne anlama gelebileceğini düşünmek için uzun durur. Kitabın Holtz’un kendi hocası Allen Grossman’a olan kişisel adanmışlığı, ve Akiva’nın hocasının yasını tutarken haykırdığı sözlerin paralel okuması, bu açıdan kitabın duygusal omurgasını oluşturur.
Yazar Hakkında
Barry W. Holtz, Boston’da doğmuş ve Brookline, Massachusetts’te büyümüştür. Lisans eğitimini Tufts Üniversitesi’nde tamamladı, doktorasını ise Brandeis Üniversitesi’nde İngiliz ve Amerikan Edebiyatı alanında, ünlü şair ve edebiyat kuramcısı Allen Grossman’ın danışmanlığında yaptı. Genç bir akademisyen olarak Boston’da kurulan ve Amerikan Yahudi yaşamı üzerinde derin etkisi olan Havurat Shalom topluluğunun kurucu üyelerinden biriydi. Doktorasını tamamladıktan sonra Philadelphia yakınlarındaki bir Yahudi özel okulunda hem İngiliz edebiyatı hem Yahudi çalışmaları öğretti. Bu dönemde akademik odağını edebiyattan Yahudi eğitimine kaydırmaya karar verdi.
1978’de New York’taki Jewish Theological Seminary’ye (JTS) katıldı ve o tarihten bu yana kurumun çekirdek kadrosunda yer alıyor. JTS’nin Melton Yahudi Eğitimi Araştırma Merkezi’nde on iki yıl eş-direktörlük yaptı; Melton Graded Curriculum’un, Kuzey Amerika’da Yahudi okullarında kullanılan müfredat materyallerinin geliştirilmesini denetledi. 2008-2013 arasında, JTS’nin William Davidson Yahudi Eğitimi Yüksek Lisans Okulu’nun dekanlığını yürüttü. Halen JTS’de Theodore ve Florence Baumritter Yahudi Eğitimi Profesörüdür.
Holtz, Yahudi eğitiminin ve klasik metin pedagojisinin alanında en çok başvurulan isimlerden biridir. Editör olarak hazırladığı Back to the Sources: Reading the Classic Jewish Texts (1984), Tora’dan Talmud’a, Midraşa, hukuksal kanonlara, Kabala metinlerine, Hasidik edebiyata ve dua kitabına uzanan klasik Yahudi metinlerinin nasıl okunabileceğine dair üniversite kurslarında ve yetişkin eğitiminde standart kaynaklardan biri sayılır. Textual Knowledge: Teaching the Bible in Theory and in Practice (2003) National Jewish Book Award’ı kazandı. Diğer eserleri arasında Finding Our Way: Jewish Texts and the Lives We Lead Today (1990) ve The Schocken Guide to Jewish Books (1992) bulunur.
Rabbi Akiva, Yale University Press tarafından yayımlanan ödüllü Jewish Lives serisinin 34. cildidir. Steven J. Zipperstein ve Anita Shapira’nın editörlüğünde sürdürülen seri, antikiteden günümüze Yahudi figürlerin yorumlayıcı biyografilerini içerir; 2014’te Jewish Book Council tarafından “Yılın Yahudi Kitabı” ödülüne layık görülen ilk kitap serisi olmuştur.
Kitapla İlgili Bağlantılar
- Yale University Press kitap sayfası (Jewish Lives serisi): jewishlives.org/books/rabbi-akiva-sage-of-the-talmud
- Yazarın JTS profili: jtsa.edu/team/barry-holtz
- Yazarın Akademia profili: jtsa.academia.edu/barryholtz
- Yazarla New Books in Jewish Studies podcast söyleşisi: newbooksnetwork.com/barry-w-holtz-rabbi-akiva-sage-of-the-talmud-yale-up-2017
- Tablet Magazine’de kitabın “Akiva’nın Sonraki Hayatı” bölümünden alıntı: tabletmag.com/jewish-arts-and-culture/books/231188







