Künyesi
Martin Goodman, A History of Judaism (Yahudiliğin Tarihi)
Yayın tarihi: 2018 (Princeton University Press)
Sayfa sayısı: 656
ISBN: 9780241955361
Basılı ve e-kitap formatlarında var.
Türkçe tercüme: Yok
Konu ve İçerik
Martin Goodman kitabına Sina Dağı sahnesiyle başlar: Mısır’dan çıkışın üçüncü ayında İsrailoğulları çölde Tanrı’yla bir antlaşma yaparlar, “rahipler krallığı ve kutsal ulus” olacaklardır. Goodman’ın tanımı buradan gelir: “Yahudiliğin tarihi, bu antlaşmanın ‘kutsal ulus’ tarafından yaklaşık üç bin yıl boyunca sürdürülen ve farklılaşan yorum tarihidir.” Bu tek cümle kitabın yöntemini de belirler. Goodman bir halkın değil, bir antlaşmanın yorumlanış biçimlerinin tarihini yazar.
İlginç bir karar verir: anlatıya Habil’le, Musa’yla ya da Ezra’yla değil, birinci yüzyıl tarihçisi Josephus’la başlar. Bunun gerekçesi açıktır. Tanah’ın yazılış süreci, peygamber öykülerinin tarihselliği, arkeolojik kanıtların ne kadar uzağa götürdüğü, hepsi bugün hâlâ tartışmalıdır ve uzmanlar arasında “şaşırtıcı derecede farklı yorumlar” mevcuttur. Oysa Josephus’ta, MS birinci yüzyılda, Yahudiliğin sistematik bir teolojik tanımı, kurumlarının açıklaması ve geçmişine dair bir geriye bakış vardır. Goodman da bu noktadan başlayıp hem ileriye hem geriye bakar. Bu, kitabın küçük ama belirleyici bir metodolojik tercihidir: kanıttan başlayıp inanca doğru ilerlemek, tersi değil.
Goodman’ın yapmaya en bilinçli şekilde direndiği şey, Yahudilik tarihini “tek bir büyük nehir” ya da “tek bir ağaç ve dalları” olarak anlatmaktır. Bu metaforları “çekici ama tehlikeli” diye reddeder; çünkü bugünün Yahudiliği için merkezi olan şeylerin (örneğin sinagog ibadeti) iki bin yıl önce çevresel olduğunu, MS 70 öncesi Kudüs Tapınağı’ndaki kurban ibadetinin merkezde olduğunu hatırlatır. Geriye dönük bir merkeze sabitlenmek, başka her şeyi “yan dal” konumuna iter ki bu tarihsel olarak yanlıştır. Goodman’ın yöntemi bunun yerine paraleldir: belirli bir dönemde yan yana yaşayan farklı Yahudilik biçimlerini anlatır, sonra aralarındaki ilişkiyi sorar. Hangileri rekabet etti, hangileri birbirini hoş gördü, hangileri sonraki kuşaklara aktı, hangileri çıkmaza vardı?
Bu yöntem kitabın ilk kısımlarında en görünür haliyle uygulanır. İkinci Tapınak döneminde Goodman beş ayrı “Yahudilik biçimi”ni ayrı ayrı ele alır: Ferisiler, Sadukiler, Esseniler, Dördüncü Felsefe ve Zealotlar, Ölü Deniz Parşömenleri’nde tanıdığımız Yahad topluluğu. Bunlara bilgeleri, Nazirileri, alegorist yorumcuları, ardından İsa ve Pavlus’u ekler. İsa ve Pavlus burada Hristiyanlığın kurucuları olarak değil, birinci yüzyıl Yahudiliğinin içinden çıkmış iki figür olarak okunur. Ardından bu çeşitliliğin ortak meşgalelerine geçer: Şabat ve takvim tartışmaları, yeminler ve riyazet, sihir, melekler ve cinler, görüler ve peygamberlik, mesihçilik, ölüm sonrası ve şehadet. Yahudiliğin bu dönemde tek bir doktrin değil, ortak meşgalelerden kurulu bir yorum alanı olduğu burada netleşir.
Tapınak’ın MS 70’te yıkılışıyla başlayan üçüncü kısım, Rabbânî Yahudiliğin nasıl şekillendiğini anlatır. Goodman bu olayın Yahudilik için bir kırılma olduğunu kabul eder; ama Hristiyan teolojisinin “Yahudilik Eski Ahit’in dini olarak Hristiyanlıkla birlikte aşıldı” anlatısına da karşı çıkar. Rabbânî Yahudilik, ona göre, bu yıkımdan sonra Hristiyan Kilisesi’yle paralel olarak ilk binyıl boyunca yavaş yavaş şekillenmiş bir dindir, eskinin kalıntısı değildir. Bu kısım Mişna ve Talmud’un oluşumunu, Doğu’daki ve Batı’daki rabbînik akademileri, Karai hareketinin Rabbânî egemenliğe meydan okuyuşunu, Rashi’nin halaha yorumculuğunu, Maimonides’in akıl ve iman sentezini, Zohar ile Kabala’nın doğuşunu içerir.
Erken modern bölüm Lurianik Kabala’yı, Sabetay Sevi mesihçi hareketinin patlak verişini ve Hasidizm’in doğuşunu izler. Goodman burada özellikle Sabetay Sevi’ye geniş yer ayırır, çünkü bu hareket Yahudi cemaatlerinin coğrafi olarak birbirinden ne kadar uzakta olsalar da bilgi ağlarıyla nasıl bağlı olduklarını ve mesihçi beklentinin yüzeyin hemen altında nasıl güçlü kaldığını gösteren olağanüstü bir vakadır.
Modern dönem bölümleri Aydınlanma’dan İsrail Devleti’ne, Reform akımından Karşı-Reform’a (Modern Ortodoksluk ve Muhafazakâr Yahudilik), Ortodoksluğun “Reddiye” konumundan günümüzdeki “Yenilenme” hareketlerine uzanır. Goodman bu hareketleri kronolojik bir geçit töreni gibi sıralamaz; her birini, geçmişin hangi unsurunu sahiplendikleri ve hangisini gizlice yeniledikleri sorusu üzerinden okur. Çünkü kitabın bir başka iddiası budur: çoğu Yahudi hareketi geleneğe sadakat iddiasıyla ortaya çıkar, ama “muhafazakâr iddialar çoğu zaman değişimi ve yeniliği örter.”
Sonuçta Goodman’ın kitabı, ne kapsayıcı bir Yahudi halkı tarihi (zaten o değil, açıkça söyler), ne de çoğulluğun övgüsünü içeren bir derleme katalogudur. Kitap boyunca peşine düştüğü iki tema vardır: birincisi, Yahudilik içindeki hoşgörünün tarihsel kapsamı, yani Yahudi cemaatlerinin neden Avrupa’daki Hristiyan din savaşlarına ya da Sünni-Şii düşmanlıklarına benzer iç şiddet sahnelerine pek tanık olmadığı; ikincisi, ortak bir antlaşma fikrinin onca farklılığa rağmen Yahudilik fikrini bir arada tutmasını sağlayan şeyin ne olduğu.
Goodman kendi konumunu da gizlemez. İngiliz bir Yahudi ailede doğduğunu, dedesinin Londra’daki İspanyol-Portekiz cemaatinin sekreteri olduğunu, gençken kendi tercihiyle daha gözlemci bir yaşam tarzı benimsediğini ve uzun yıllardır Ortodoks, Masorti ve Progressive servislerin tek bir cemaat çatısı altında bir arada bulunduğu Oxford Yahudi Cemaati’ne bağlı olduğunu söyler. Bu çoğulcu cemaat deneyiminin, kitabın tek-merkezsiz tarih yaklaşımıyla rastlantısal olmadığı açıktır.
İçindekiler
Giriş: Yahudiliğin Tarihine Bir Yaklaşım
Birinci Kısım, Kökenler (yaklaşık MÖ 2000 – MS 70)
1 – Çöller, Kabileler ve İmparatorluklar
2 – Tanah’ın Oluşumu
3 – İbadet (Tapınak ve Sinagog)
4 – Musa’nın Tora’sı: Tanah’ta Yahudilik
İkinci Kısım, Tora’yı Yorumlamak (MÖ 200 – MS 70)
5 – Greko-Romen Dünyada Yahudiler
6 – “Yahudi Doktrini Üç Biçim Alır”: Ferisiler, Sadukiler, Esseniler ve Therapeutae, Dördüncü Felsefe, Zealotlar, Ölü Deniz Parşömenleri’nde Yahad
7 – Çeşitliliğin Sınırları: Bilgeler, Naziriler ve Haverim, Alegoristler, İsa ve Pavlus
8 – Meşgaleler ve Beklentiler: Saflık, Şabat ve Takvim; Yeminler, Andlar ve Riyazet; Sihir, Cinler ve Melekler; Görüler ve Peygamberlik; Eskatoloji ve Mesihçilik; Ölüm Sonrası ve Şehadet
Üçüncü Kısım, Rabbânî Yahudiliğin Oluşumu (MS 70 – 1500)
9 – Pagan Roma’dan İslam’a ve Ortaçağ Hristiyan Âlemine
10 – Tapınaksız Yahudilik
11 – Doğu’da Hahamlar (MS 70 – 1000)
12 – Rabbânî Yahudiliğin Dışında: Yunanca Yahudilik, Karailer
13 – Batı’da Hahamlar (MS 1000 – 1500): Rashi ve Halaha’nın Gelişimi, Maimonides: İman ve Felsefe, Zohar ve Kabala
Dördüncü Kısım, Otorite ve Tepki (1500 – 1800)
14 – Avrupa Rönesansı ve Yeni Dünya 15 – Yeni Kesinlikler ve Yeni Mistisizm: Kanunlaştırıcılar, Luria’nın Takipçileri, Sabetay Sevi, Hasidizm
Beşinci Kısım, Modern Dünyanın Meydan Okuması (1750 – günümüz)
16 – Aydınlanma’dan İsrail Devleti’ne
17 – Reform
18 – Karşı-Reform: Modern Ortodoksluk, Muhafazakâr Yahudilik
19 – Reddiye
20 – Yenilenme
Altıncı Kısım, Sonsöz
21 – Mesih’i Beklemek mi?
Neden İlginizi Çekebilir?
Yahudilik tarihiyle ilk kez karşılaşan okur için Goodman’ın kitabı, alanın bir tek merkezden değil, paralel ve birbiriyle yarışan biçimlerin akışından kurulduğunu gösterir. Bu, bugün Yahudilik denen şeyin nasıl oluştuğuna dair sezgileri kökten değiştiren bir yaklaşımdır.
Karşılaştırmalı din çalışmalarıyla ilgilenenler için kitap, Yahudiliğin Hristiyanlık ve İslam’la kurduğu paralel ilişkileri, dinler arası alışverişi ve Yahudilik içinde dinsel şiddetin neden bu iki dindeki kadar belirgin olmadığı sorusunu doğrudan ele alır.
Tarih yöntemine ilgi duyanlar için Goodman, kanıtın sınırlarını saklamayan, “şu noktada elimizde yeterli kaynak yok” demeyi göze alan bir tarihçi örneğidir. Tanah’ın tarihselliği, Sabetay Sevi hareketinin yayılma mekanizmaları, Rabbânî hahamların ne kadar geniş bir kitleyi temsil ettiği gibi konularda farklı yorumlara ve onların kanıt zeminine yer açar. Yahudilik içi tartışmalara, mezhep ve hareket farklılıklarına ilgi duyanlar için kitap, Ferisilerden Hasidilere, Karaylardan Reform’a, Sabetay Sevi’den Modern Ortodoksluğa uzanan bir hareket haritası sunar; ama her bir hareketi geçmişle ilişkisi üzerinden, neyi koruduğu ve neyi sessizce yenilediği üzerinden okur.
Yazar Hakkında
Martin Goodman, 1953 doğumlu İngiliz bir tarihçidir. Oxford Üniversitesi’nde Yahudi Çalışmaları Profesörüdür, Wolfson College üyesidir ve British Academy’nin seçilmiş üyelerindendir. 1996’da Oxford Üniversitesi tarafından Yahudi Çalışmaları Profesörü unvanı verilmiş, 2014–2018 arasında Oxford Hebrew and Jewish Studies Merkezi’nin başkanlığını yürütmüştür.
Goodman özellikle Roma dönemi Yahudiliği üzerine uzmanlaşmıştır. 2008’de yayımlanan Rome and Jerusalem (Roma ve Kudüs), Yahudilerin Roma İmparatorluğu dönemindeki tarihini ele alan ve altı dile çevrilen çığır açıcı bir eser olmuştur. 2002’de editörlüğünü yaptığı Oxford Handbook of Jewish Studies (Oxford Yahudi Çalışmaları El Kitabı), Ulusal Yahudi Kitap Ödülü’ne layık görülmüştür. Ayrıca “Toleration within Judaism” (Yahudilik İçinde Hoşgörü) gibi araştırma projeleriyle, Yahudiliğin farklı dönemlerdeki çeşitliliğini ve sürekliliğini derinlemesine incelemiştir.
Goodman, Martin. A History of Judaism. Princeton, NJ: Princeton University Press, 2019.







