🔍

The Closed Book: How the Rabbis Taught the Jews (Not) to Read the Bible

Yazar

William M. Schniedewind

Yayıncı

Princeton University Press

Format

Basılı, Dijital

Yayın Tarihi

2023

Sayfa Sayısı

272

Yazıda Neler Var

Künye

Rebecca Scharbach Wollenberg, The Closed Book: How the Rabbis Taught the Jews (Not) to Read the Bible
(Kapalı Kitap: Rabbiler Yahudilere Tanah’ı Nasıl Okumamayı Öğretti)
Yayın tarihi: 2023
Yayın Evi: Princeton University Press
Sayfa sayısı: 272
ISBN: 9780691243290 (ciltli), 9780691243306 (e-kitap)
Format: Basılı ve e-kitap
Türkçe tercüme: Yok

Not: Kitabın orijinal İngilizce başlığında geçen “Bible” sözcüğü Hristiyan kanonuna değil, İbranice kutsal kitap külliyatı Tanah’a (Tora, Neviim, Ketuvim) karşılık geliyor. Bu yazıda, kafa karışıklığını önlemek için “Bible” yerine bağlama göre “Tanah” (külliyatın bütünü) ya da “Tora” (özellikle beş kitap kastedildiğinde) terimleri kullanılmıştır.

Konu ve İçerik

Wollenberg’in kitabı, Yahudilik üzerine yaygın olarak kabul edilen bir varsayıma karşı çıkar: Yahudilerin “Kitabın Halkı” olduğu, Tanah kanonlaşır kanonlaşmaz bu metnin Yahudi yaşamının tartışmasız merkezi olduğu varsayımı. Kitap, bu yaygın anlatının, kanonlaşmadan sonraki ilk bin yıl için tarihsel olarak yanlış olduğunu öne sürer. Geç antik dönem rabbanî otoriteleri, yani yaklaşık 200 ile 650 yılları arasında Mişna’yı, Talmud’ları ve büyük midraş derlemelerini üreten bilginler, yazılı Tanah metnine karşı çoğu zaman derin bir kararsızlık beslemiştir. Bu metni okumayı, hatta açıkça incelemeyi ve karşılaştırmayı, gündelik dini hayatın merkezi bir parçası olarak değil, dikkatli biçimde sınırlanması gereken tehlikeli bir uğraş olarak görmüşlerdir. Wollenberg’in kitabı, bu uzun ve görmezden gelinmiş “kapalı kitap” döneminin tarihidir.

Kitabın asıl iddiası, açılış bölümünde verilen Ezra hikâyesinde somutlaşır. Birinci yüzyılın sonlarında yazılmış Yahudi-Hristiyan apokaliptik metni 4. Ezra‘ya göre, MÖ 586’daki Babil saldırısında Tora’nın asıl metni yakılmıştı. Ezra adlı yazıcı kâhin, kırk gün boyunca Tanrı’dan ilham alarak doksan dört kitabı yeniden yazdırdı; bunların yirmi dördünü halka açtı, yetmişini bilgelere sakladı. Bu hikâyenin değişik versiyonları, Wollenberg’in gösterdiği gibi, geç antik dönem Yahudi düşüncesinde sürekli olarak dolaşmaktadır. Üçüncü yüzyıl Hristiyan filozofu Sur’lu Porphyrios ise hikâyeyi bir adım öteye götürür: “Musa’nın yazdığı hiçbir şey saklı kalmamıştır, çünkü tüm yazıları tapınakla birlikte yandığı söylenir. Onun adına yazılan her şey, Musa’nın ölümünden bin yüz seksen yıl sonra Ezra ve takipçileri tarafından yeniden yazılmıştır.” Wollenberg bu motiflerin geç antik dönemde yalnızca aykırı sesler olmadığını, bizzat erken rabbanî kaynaklarda da farklı biçimlerde yankılandığını gösterir. Bu metinler, elimizdeki yazılı Tora’nın Sina’da verilen gerçek vahyin kusurlu, yenilenmiş bir kopyası, yani “el yapımı bir kutsal kitap” olduğu duygusunu ifade eder.

Wollenberg’in temel tezi, bu kararsızlığın sadece soyut teoloji değil, gündelik dini pratiği de derinden etkilediğidir. Geç antik rabbanî dönemde, yazılı Tora metnini doğrudan okumak için kullanılan zaman ve mekânlar dikkatlice sınırlandırılmış; sıradan dindarın metinden bilgi çıkarması ya doğrudan yasaklanmış ya da uygunsuz sayılmıştır. Yazılı metnin yerini, Wollenberg’in “üçüncü Tora” adını verdiği bir kategorinin, yani ezbere yapılan sözlü tilavetlerin, almıştır. Bu üçüncü Tora, ne klasik anlamda “Yazılı Tora”dır (parşömene yazılmış, harflerden oluşan metin) ne de “Sözlü Tora”dır (rabbanî yorum geleneği). İkisinin arasında, rabbiler tarafından tilavet edilen, ağızdan kulağa aktarılan, ezberlenmiş kutsal kitap formüllerinden oluşan canlı bir vahiy biçimidir. Wollenberg’e göre erken rabbanî düşünürler bu “Söylenen Kutsal Kitap”ı, Sina’daki vahyin daha otantik bir yansıması olarak görmüş, parşömen üzerindeki sessiz yazıyı ise onun maddi kabuğuna indirgemişlerdir.

Kitap iki ana kısma ayrılmıştır. Birinci kısım, üç bölümden oluşur ve “Tanah bir sorundur” tezini geliştirir. Birinci bölüm, “El Yapımı Bir Kutsal Kitap”, yukarıda anılan Ezra geleneği üzerinden ilerler. Wollenberg ayrıca Musa’nın elinden düşürdüğü ve kırılan ilk Tora levhalarıyla, sonra ona verilen ikinci levhalar arasındaki rabbanî karşılaştırmayı analiz eder. Bu karşılaştırma, rabbanî düşüncede ilk levhaların “Tanrı’nın asıl, mükemmel iradesinin” simgesi, ikinci levhaların ise tarihe verilmiş, kırılgan, kusurlu yazılı vahyin temsili olarak iş gördüğünü ortaya koyar. İkinci bölüm, “Öldüren Bir Kitap”, kitabın belki de en şaşırtıcı materyallerini sunar. Talmudik kaynaklarda, Tanah metninin yanlış kişilerin eline geçtiğinde ya da yanlış biçimde okunduğunda fiziksel olarak öldürebileceğine dair hikâyeler vardır. Minim (mezhep ayırıcılar, “sapkınlar”, erken İsa takipçileri) tarafından okunan Tanah, Wollenberg’in deyimiyle bir “Truva atı”na dönüşür. Babil Talmudu’nda zamanla bu motif radikalleşir: artık yazılı metne basit bir fiziksel yakınlık bile bireyleri ya da toplulukları yok edebilir. Üçüncü bölüm, “İhmal Edilen Bir Metin”, bu mitolojik korkuların gündelik pratiğe nasıl yansıdığını izler. Yanlış alıntılama, belirli günlerde ve saatlerde Tanah okumanın yasaklanması, halk dilindeki kopyaların dolaşımını engelleyen kurallar, hepsi bu pratik karantinanın parçalarıdır.

İkinci kısım, üç bölümle, asıl paradoksun çözümünü sunar: Yazılı metne karşı bu denli kararsız olan bir topluluk, Tanah’ı nasıl olup da geç antik Yahudi yaşamının merkezinde tutmayı başarmıştır? Dördüncü bölüm, “Sözlü Bir Kutsal Kitap”, erken rabbanî sınıflarda öğretmenden öğrenciye aktarılan ezberlenmiş tilavet pratiklerini inceler. Wollenberg’e göre bu pratikler, yazılı metni “anlam taşıyıcısı” olmaktan çıkarıp, sözlü formülün ritüel bir tamamlayıcısı haline getirir; gerçek anlam, harflerde değil, ağızda yaşar. Beşinci bölüm, “Üçüncü Bir Tora”, bu pratiğin teorik çerçevesini sunar. Wollenberg, Babil Talmudu’ndaki mikra (sözlü, tilavet edilen formül) ile masoret (yazılı parşömen metni) arasındaki ayrımı, ileride Masoretik metnin qere (okunan) ve ketiv (yazılan) ayrımına dönüşecek olan bu erken farklılıkları analiz eder. Bu metinlerde Tanah vahyinin sözlü versiyonu, yazılı versiyonundan tutarlı biçimde üstün tutulur. Altıncı bölüm, kitaba adını veren bölüm olan “Kapalı Kitap”, Tora rulosunun fiziksel statüsünü inceler. Wollenberg burada cesur ama metinlerle iyi temellendirilmiş bir argüman geliştirir: erken rabbanî gelenek, Tora rulosunu insan bedenine, hatta özellikle örtülü, kapalı, “iffetli” bir kadın bedenine benzeten bir imgelem üretmiştir. Bu rulonun kutsal gücü, açılıp okunmasında değil, kapalı, sarılı, gizli kalmasında yatar. Tapınak yıkıldıktan sonra kurban kâhininin yerine geçen yeni bir aracı, yani yer ile gök arasında köprü kuran kişileştirilmiş bir vahiy varlığı, Tora rulosunun kendisidir.

Sonsöz, Wollenberg’in kitabın başlığında oynadığı oyunu açıklar. Rabbiler Yahudilere Tanah’ı okumayı öğretmemiştir, en azından bizim bugün anladığımız anlamda değil. Onlar Yahudilere Tanah’ı nasıl okumayacağını, daha doğrusu, yazılı metni gündelik bilgi kaynağı olarak kullanmamayı öğretmiştir. Kanonlaşmadan sonraki ilk bin yıl boyunca, “Kitabın Halkı” gerçek anlamda kitaplı halk değildi. Bu durum yaklaşık 1000 yılında, Bağdat’tan Troyes’a uzanan geniş bir coğrafyada eşzamanlı olarak ortaya çıkan ortaçağ Yahudi tefsir devrimi sırasında değişmeye başlamıştır. Saadia Gaon’un, ardından Karaim hareketinin, Raşi’nin ve diğer ortaçağ tefsirinin kurucularının çalışmalarıyla, Tanah metni nihayet bizim bugün tanıdığımız anlamda gündelik bir okuma ve yorum nesnesine dönüşmüştür.

İçindekiler

  • Acknowledgments (Teşekkür)
  • Abbreviations and Citation Practices (Kısaltmalar ve Atıf Uygulamaları)
  • Rabbinic Literature: Editions Cited (Rabbanî Edebiyat: Atıfta Bulunulan Edisyonlar)
  • Introductory Remarks: The People of the Book before the Book (Giriş: Kitap Öncesi Kitabın Halkı)
  • A Makeshift Scripture: Tales of Biblical Loss, Reconstruction, and Forgery (El Yapımı Bir Kutsal Kitap: Tanah’ın Kaybı, Yeniden İnşası ve Sahteciliği Hakkında Hikâyeler)
  • A Book That Kills: Rabbinic Stories about Lethal Encounters with Biblical Text (Öldüren Bir Kitap: Tanah Metniyle Ölümcül Karşılaşmalar Üzerine Rabbanî Hikâyeler)
  • A Neglected Text: Mistaken Readings, Bible Avoidance, and the Dangers of Reading as We Know It (İhmal Edilen Bir Metin: Yanlış Okumalar, Tanah’tan Kaçınma ve Tanıdığımız Anlamda Okumanın Tehlikeleri)
  • A Spoken Scripture: Unlinking the Written from the Oral in Rabbinic Practices of Bible Reading (Sözlü Bir Kutsal Kitap: Rabbanî Tanah Okuma Pratiklerinde Yazılı ile Sözlü Olanın Ayrılması)
  • A Third Torah: Oral Torah, Written Torah, and the Embrace of a Spoken Scripture (Üçüncü Bir Tora: Sözlü Tora, Yazılı Tora ve Sözlü Bir Kutsal Kitabın Benimsenmesi)
  • A Closed Book: The Torah Scroll as the Body of Revelation (Kapalı Kitap: Vahyin Bedeni Olarak Tora Rulosu)
  • Concluding Remarks: From the Third Torah to God’s Monograph (Sonsöz: Üçüncü Tora’dan Tanrı’nın Monografisine)
  • Index (Dizin)

Neden İlginizi Çekebilir

Yahudi geleneğinin temel kavramlarını, “Sözlü Tora” ve “Yazılı Tora” ayrımını, “Kitabın Halkı” sıfatını, sahip oldukları zannedilen apaçıklıktan biraz uzaklaşıp daha karmaşık bir tarihsel ışık altında görmek isteyen okuyucu için kitap, son yıllarda yayımlanmış en kışkırtıcı çalışmalardan biridir. Wollenberg yerleşik kategorileri bozarken bunu spekülatif değil, son derece dikkatli bir filolojik okuma üzerinden yapar.

Talmud ve midraş edebiyatına ilgi duyan okuyucu için kitap, klasik metinlerin alışılmış okumaların ötesinde nasıl katmanlar barındırdığını gösteren bir vaka çalışmasıdır. Ezra geleneği, “öldüren kitap” hikâyeleri, mikra ve masoret arasındaki gerilim gibi konular, kanonik metinlerin kıyısında ya da yer altında dolaşan ama oradaki rabbanî dünyanın gerçek meşgaleleri olduğu anlaşılan motiflerdir. Wollenberg’in seçtiği ve tercüme ettiği metinler bu külliyatın daha az bilinen bölümlerinden geliyor.

Türkiye Yahudi cemaatinin ibadet pratiklerine ilgi duyan okuyucu için kitabın özellikle dördüncü ve altıncı bölümleri ilginçtir. Sefer Tora’nın sinagogdaki törensel rolü, kapağı, ets hayim (hayat ağacı) sopaları, gümüş süslemeleri, açıldığı törensel anların yanında çoğu zaman kapalı durduğu uzun saatler, hepsi Wollenberg’in altıncı bölümünde geliştirdiği “kapalı kutsallık” kuramına somut bir karşılık bulur. Dua kitabındaki kriat ha-tora (Tora okuması) düzeninin ardında yatan eski rabbanî varsayımları anlamak için kitap aydınlatıcı bir kaynaktır.

Yahudi-Hristiyan ilişkileri tarihiyle ilgilenen okuyucu için kitabın ikinci bölümü, erken rabbinik kaynakların minim (mezhep ayırıcılar) ve özellikle erken İsa takipçileri hakkındaki kaygılarını alışılmadık bir açıdan inceler. Bu kaygılar yalnızca teolojik değildir; aynı kutsal kitabı paylaşıyor olmak gerçeği yaratan, “doğru okuma”ya kim sahip olacağı kavgasında üretici bir gerilimdir. Wollenberg, bu çatışmanın yazılı metnin kendisinin tehlikeli sayılmasında nasıl rol oynadığını gösterir.

Erken rabbanî Yahudiliği geç antik Akdeniz’deki diğer dini hareketlerle, özellikle Helenistik Yahudilik, erken Hristiyanlık ve Greko-Romen pagan din pratikleriyle, karşılaştırmak isteyen okuyucu için kitap, alanın en güncel akademik tartışmalarına yerleştirilmiş zengin bir çerçeve sunar. Wollenberg, William A. Johnson, Eva Mroczek, Hindy Najman, Guy Stroumsa gibi çağdaş isimlerle aktif bir diyalog içindedir.

Yazar Hakkında

Rebecca Scharbach Wollenberg, Michigan Üniversitesi’nde Yahudi Çalışmaları yardımcı doçenti olarak (kitabın yayımlandığı 2023 itibarıyla, 2024’ten beri doçent) görev yapıyor. Doktorasını Chicago Üniversitesi’nden Yahudi Çalışmaları alanında tamamladı; doktora hocaları arasında dünyanın önde gelen din bilimcilerinden Wendy Doniger ve James T. Robinson yer alıyor. Akademik kariyerinin başında Michigan Society of Fellows bursu aldı ve National Endowment for the Humanities’in bir yıllık araştırma bursu desteğiyle bu kitabını tamamladı.

Araştırma alanı, kitabın da gösterdiği gibi, “Tanah resepsiyonu tarihi”dir, yani İbranice kutsal kitap külliyatının kanonlaşmasından bu yana, dini topluluklar tarafından nasıl hayal edildiği ve kullanıldığı meselesi. Bu alanda hem geç antik dönem rabbanî kaynakları üzerine hem de daha geniş Akdeniz dini ve filolojik bağlamı üzerine çalışıyor. The Closed Book, Wollenberg’in ilk kitabı; ikinci kitabı The Abrahamic Vernacular 2024’te Cambridge University Press tarafından yayımlandı. Society of Biblical Literature’ın De Gruyter Ödülü, David Noel Freedman Ödülü ve A. R. Pete Diamond Ödülü’nü almıştır.

Wollenberg ayrıca Michigan’da, ideolojik ve demografik farklılıklar arasında zorlu konular hakkında üniversite öğrencileri ve toplumla diyalog kurmayı öğreten “Pluralism Playdeck” adlı bir eğitim aracının baş araştırmacısı olarak da çalışmaktadır. TheTorah.com gibi popüler akademik platformlarda yazıları yer almakta, halk eğitimi ile akademik araştırmayı bir araya getiren bir yazar profili çiziyor.

Kitapla İlgili Bağlantılar

Diğer Kitaplar

Bunları da beğenebilirsiniz

Welcome Back!

Login to your account below

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Add New Playlist