Schusterman Family Philanthropies (Charles and Lynn Schusterman Family Philanthropies), 1987 yılında Tulsa, Oklahoma’da Charles ve Lynn Schusterman tarafından kurulan ve bugün yılda yaklaşık 400 milyon dolar hibe dağıtan, ABD’nin en büyük Yahudi filantropik kuruluşlarından biri olan bir vakıftır. Tzedek (adalet arayışı), tikkun olam (dünyayı onarmak) ve derekh eretz (insanlara saygıyla yaklaşmak) gibi Yahudi etik değerlerini filantropik vizyonunun temeline oturtan kuruluş, klasik bağış yapan bir vakıf modelinin ötesine geçerek liderlik eğitimi, topluluk inşası ve sistemik sosyal değişim alanlarında uzun vadeli etki yaratmayı hedefleyen stratejik bir kurumsal aktöre dönüşmüştür. 2018’de başkanlığı devralan Stacy Schusterman öncülüğünde, kurumun faaliyet alanı Yahudi topluluk çalışmalarından ABD’de ırk, toplumsal cinsiyet ve ekonomik eşitliğe; ceza adaleti reformundan demokrasi ve sivil katılıma uzanan geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.
Yahudi dünyasındaki katkıları açısından değerlendirildiğinde Schusterman, BBYO, Moishe House, Repair the World ve Hillel International gibi gençlik ve topluluk kuruluşlarını onlarca yıl boyunca desteklemiş; ROI Community aracılığıyla küresel Yahudi değiştirici önder ağları oluşturmuş; Israel Institute ve iCenter gibi kurumları finanse ederek ABD üniversitelerinde İsrail araştırmalarının gelişimine katkı sağlamıştır. Yahudi hayırseverliğinde köklü bir dönüşümün öncüsü olan 2010 tarihli LGBTİ+ kapsayıcılık kararı, kurumun yalnızca kaynak dağıtmakla kalmayıp aynı zamanda yön belirleyici bir aktör olduğunu açıkça ortaya koymuştur.
Yahudi sivil toplumu, filantropik ağlar ve çağdaş Yahudi kimliği alanlarında çalışanlar için Schusterman Family Philanthropies, Yahudi değerlerinin nasıl geniş kapsamlı bir sosyal adalet vizyonuyla bütünleştirilebildiğini ve filantropik yatırımların Yahudi kurumsal ekosistemini nasıl şekillendirdiğini anlamak açısından incelenmeye değer özgün bir referans noktası sunmaktadır. Kurumun yaklaşımı, hayırseverliğin yalnızca destek sağlamak değil; aynı zamanda bilgi üretmek, ağlar kurmak ve yeni toplumsal imkânlar yaratmak anlamına geldiğini somutlayan güçlü bir örnek oluşturmaktadır.



