Jewish Telegraphic Agency (JTA), 1917 yılında Hollanda’nın Lahey şehrinde kurulan uluslararası bir Yahudi haber ajansı ve tel servisidir. 25 yaşındaki gazeteci Jacob Landau tarafından Jewish Correspondence Bureau adıyla hayata geçirilen ajans, Birinci Dünya Savaşı’nın yarattığı iletişim kopukluklarının ortasında farklı ülkelerdeki Yahudi topluluklarını birbirine bağlamak amacıyla kurulmuştur. İlk günlük bülten 15 Şubat 1917’de yayımlanmış; yayın politikası o tarihten itibaren tarafsızlık ve haberciliğin olgulara dayandırılması ilkeleri üzerine tanımlanmıştır. Ajans 1919’da Londra’ya, 1922’de ise New York’a taşınmıştır.
JTA, zaman içinde Yahudi basınının “Associated Press’i” olarak tanımlanır hale gelmiştir. 1925 yılına gelindiğinde 400’ü aşkın gazete ajansa abone olmuş; ilerleyen on yıllarda muhabirler Avrupa’daki antisemitizmi, Filistin’e göçü ve Nazi baskılarını yerinden takip etmiştir. Bu tarihsel birikim, JTA arşivini yalnızca “ne oldu” sorusuna değil, olayların o dönemde nasıl aktarıldığı sorusuna da yanıt veren bir birincil kaynak konumuna taşımaktadır. İkinci Dünya Savaşı yıllarında kurulan Overseas News Agency ise JTA’nın bir yan kuruluşu olarak faaliyet göstermiş, ancak sonradan İngiliz istihbaratı MI6 tarafından gizlice finanse edildiği ortaya çıkmıştır. 1963’te kar amacı gütmeyen bir vakfa devredilen ajans, 2015 yılında Yahudi eğitim platformu MyJewishLearning ile birleşerek Kuzey Amerika’nın en büyük Yahudi medya grubu olan 70 Faces Media çatısı altında yeniden yapılanmıştır.
JTA bugün Washington, Kudüs, Moskova ve dünyanın çeşitli şehirlerinde muhabirleriyle faaliyet göstermekte; 70’i aşkın Yahudi yayın kuruluşuna içerik sendikasyonu sağlamaktadır. Siyaset, antisemitizm, diaspora yaşamı, kültür ve din gibi geniş bir yelpazede haber üreten ajans, herhangi bir Yahudilik akımıyla ya da siyasi görüşle bağı bulunmadığını bağımsız yönetim kurulu aracılığıyla güvence altına almaktadır. Doğrudan bir savunuculuk kurumu olmayan JTA, gazetecilik iddiasını korumakla birlikte konu seçimi ve önceliklendirme biçimi itibarıyla kaçınılmaz olarak belirli bir topluluk perspektifini yansıtmaktadır.



