Museum of Jewish Heritage – A Living Memorial to the Holocaust, Manhattan’ın güney ucundaki Battery Park City’de, Edmond J. Safra Plaza’da yer alan ve Şoa (Holokost) anısına adanmış bir tarih müzesidir. Kuruluş süreci 1982’de Belediye Başkanı Ed Koch döneminde oluşturulan New York City Holocaust Memorial Commission ile başlamış, kurum 1984’te resmi olarak tescil edilmiş, 1986’da temeli atılmıştır. 1990 yılında Brooklyn merkezli Center for Holocaust Studies, Documentation and Research ile birleşmesi, Dr. Yaffa Eliach’ın yıllar boyunca topladığı tanıklıklar, arşiv malzemeleri ve nesnelerin müzenin koleksiyonel temelini oluşturmasını sağlamıştır. Roche-Dinkeloo firmasından Kevin Roche tarafından tasarlanan altıgen planlı ana bina 15 Eylül 1997’de halka açılmış; David Altshuler kuruluş döneminden itibaren müzenin ilk yöneticiliğini üstlenmiştir. 2003’te eklenen Robert M. Morgenthau Wing tiyatro salonu, sınıflar, konferans alanları ve Irving Schneider and Family sergi galerisini barındırmaktadır. Binanın altıgen formu ve altı kademeli çatısı, Magen David’in altı köşesine ve Şoa’da hayatını kaybeden altı milyon Yahudi’ye gönderme yapar.
Müzenin ilanlı görevi, ziyaretçileri Şoa öncesi, sırası ve sonrasındaki Yahudi yaşamı hakkında eğitmektir. Haziran 2022’de yenilenen ve adı The Holocaust: What Hate Can Do olarak güncellenen sürekli sergi, kişisel nesneler, fotoğraflar, belgesel filmler, fotoğraf büyütmeleri ve hayatta kalanların etkileşimli hologram tanıklıkları aracılığıyla 20. ve 21. yüzyıl Yahudi yaşamını anlatmaktadır. Koleksiyon 30.000’i aşkın nesneyi kapsamakta; süreli sergiler arasında Arthur Szyk’in çalışmalarına odaklanan Art of Freedom, Danimarka’daki kurtarma operasyonunu konu alan Courage to Act: Rescue in Denmark ve önceden kaydedilmiş tanıklıklarla ziyaretçilerin hayatta kalanlarla diyalog kurmasını sağlayan Survivor Stories: An Interactive Dialogue gibi yapımlar yer almaktadır. Açık alanda ise Andy Goldsworthy’nin tasarladığı, taşların içinden büyüyen ağaçlardan oluşan Garden of Stones anıt bahçesi bulunmaktadır; sanatçının New York City’deki ilk kalıcı eseri olan bahçe 17 Eylül 2003’te açılmıştır. 375 koltuklu Edmond J. Safra Hall yıl boyunca film gösterimleri, konserler ve panel tartışmalarına ev sahipliği yapmaktadır.
Müze, eğitim faaliyetlerini ve hayatta kalanların seslerini geleceğe aktarma misyonunu merkezine alan geniş bir programa sahiptir. Speakers Bureau aracılığıyla Şoa’dan kurtulanlar, II. Dünya Savaşı gazileri ve hayatta kalanların torunları kendi tanıklıklarını kamuoyuyla paylaşmakta; Stories Survive serisi bu anlatıları kayıt altına almaktadır. New York City’de 8. sınıftan itibaren zorunlu hâle getirilen Şoa eğitimi kapsamında müze, öğretmenlere ücretsiz müfredat materyalleri, sanal ve yüz yüze turlar, lise düzeyinde staj programı ve burs imkânları sunmakta; yıllık 60.000’i aşkın öğrenciyi programdan geçirmektedir. Müze ayrıca dünyanın en kapsamlı Yahudi soybilim veritabanı olan JewishGen’e (2003’ten bu yana bağlı kuruluş) ve 1915’te kurulmuş olan, 2016’dan beri müzede ikamet eden National Yiddish Theatre Folksbiene’ye ev sahipliği yapmaktadır. 2006’dan itibaren Polonya’nın Oświęcim kentindeki Auschwitz Jewish Center ile de bağlantısı bulunmaktadır. Müze 2019’dan bu yana Holokost’tan kurtulan bir ailenin çocuğu olan Jack Kliger’in başkanlığında yönetilmektedir. Battery Park City’deki konumu, Liberty Heykeli ve Ellis Island ile aynı su yolunu paylaşması bakımından sembolik bir anlam taşır; bu coğrafi yakınlık, Amerika’ya sığınmacı olarak gelen milyonların hikâyesiyle Şoa’nın anısı arasında doğrudan bir bağ kurmaktadır.



